Panik atak psikiyatrik bir hastalık mıdır ?

Tolga

Yeni Üye
Bir insanın “Bir daha panik atağı geçirirsem ne olacak?” korkusu zamanla “Bir daha dışarı çıkabilir miyim?” sorusuna dönüşebilir. NIMH de panik bozukluğu yaşayan kişilerin yeni bir atak geçirmekten korkarak bazı yerlerden veya durumlardan kaçınabildiğini belirtiyor. Zihinsel Sağlık Enstitüsü

Asıl Fark Cinsiyetten Çok Deneyimin Yorumlanmasında Olabilir

Bence tartışmanın en ilginç noktası burada.

Bir erkek panik atağı “bedenimde ne oluyor?” sorusuyla inceleyebilir.

Bir kadın “Bu yaşadığım şey hayatımı ve ilişkilerimi nasıl etkiliyor?” diye yaklaşabilir.

Ama bunun tam tersi de gayet mümkündür.

Panik atağı yaşayan bir erkek işini kaybetme veya ailesine karşı sorumluluklarını yerine getirememe korkusunu merkeze koyabilir. Bir kadın ise nabız, tansiyon, EKG ve hormonlar gibi tamamen objektif göstergelere yoğunlaşabilir.

Dolayısıyla “erkekler objektif, kadınlar duygusal” şeklindeki bir genelleme bilimsel analiz olmaktan çok stereotipe dönüşür.

Daha sağlıklı karşılaştırma, insanların panik deneyiminde hangi boyutu öne çıkardığını incelemektir.

Bunlar en az dört başlıkta düşünülebilir:



  • []Fiziksel belirtiler

    []Korku ve tehdit algısı

    []Günlük yaşam üzerindeki etkiler

    []Toplumsal ve kişilerarası sonuçlar
Bir kişinin bunlardan hangisine daha fazla önem verdiği cinsiyetten ziyade kişilik, geçmiş deneyimler, kültür, yaş, sağlık bilgisi, sosyal çevre ve yaşadığı olayın niteliğiyle de ilişkili olabilir.

“Psikolojik” Demek “Gerçek Değil” Demek Değildir

Panik bozukluk konusunda en büyük yanlış anlamalardan biri “Psikolojikse kafanda kuruyorsun” düşüncesi.

Oysa panik atağın fiziksel belirtileri tamamen gerçek olabilir.

Kalbin gerçekten hızlı atabilir.

Ellerin gerçekten titreyebilir.

Nefes alışverişin gerçekten değişebilir.

Başın gerçekten dönebilir.

Miden gerçekten bulanabilir.

Kişinin yaşadığı korku da gerçektir.

“Psikiyatrik” kelimesinin burada “uydurma” veya “hayali” anlamına gelmediğini özellikle vurgulamak gerekiyor. Dünya Sağlık Örgütü ruhsal bozuklukların kişinin belirgin sıkıntı yaşamasına ve günlük işlevlerinin bozulmasına neden olabileceğini açıkça ifade ediyor. Dünya Sağlık Örgütü

Bu nedenle panik bozukluğunu “sadece kafada” diye küçümsemek ne bilimsel ne de insani açıdan doğru.

Tedavi Yaklaşımı da İki Farklı Bakışın Birleşmesini Gerektiriyor

Panik bozuklukta tedavinin yalnızca “rahatla, geçer” şeklinde düşünülmesi yeterli değil.

NIMH, bilişsel davranışçı terapinin (BDT/CBT) panik bozukluğu için iyi araştırılmış psikoterapi yaklaşımlarından biri olduğunu belirtiyor. Bu yaklaşım kişinin panik öncesinde veya sırasında ortaya çıkan düşünce, davranış ve bedensel duyumlara verdiği tepkileri değiştirmesine yardımcı olabiliyor. Maruz bırakma teknikleri de kaçınılan durumlarla ve panik belirtileriyle çalışmada kullanılabiliyor. Zihinsel Sağlık Enstitüsü

Dünya Sağlık Örgütü de panik bozukluğu olan yetişkinlerde bilişsel davranışçı terapi temelli psikolojik müdahalelerin sunulmasını ve uygun durumlarda SSRI grubu ilaçların değerlendirilmesini öneriyor. Dünya Sağlık Örgütü+1

Bu noktada veri odaklı yaklaşım ile duygusal/toplumsal yaklaşımı karşı karşıya getirmek yerine birleştirmek daha anlamlı.

Bir tarafta belirtilerin sıklığı, süresi, tetikleyicileri ve kişinin davranışlarındaki değişiklikler takip edilebilir.

Diğer tarafta kişinin korkuları, ilişkileri, iş yaşamı, sosyal hayatı ve kaçınma davranışları değerlendirilir.

Çünkü yalnızca “kaç kez panik atağı geçirdin?” sorusu yeterli olmayabilir.

“Bu ataklar nedeniyle hayatında neleri değiştirdin?” sorusu da en az bunun kadar önemlidir.

Forum İçin Asıl Tartışma Bence Burada Başlıyor

Panik atak yaşayan biri için hastalığın adı bazen ikinci planda kalabilir. Asıl sorun, kişinin kendi bedenine güvenini kaybetmesi olabilir.

Bir kez metroda panik atağı geçiren kişi metroyu kullanmayı bırakabilir.

Bir başka kişi hastaneye gitmekten korkabilir.

Bir başkası sürekli tansiyonunu ve nabzını kontrol edebilir.

Bir diğeri ise hiçbir şey olmamış gibi davranmaya çalışırken içten içe yeni bir ataktan korkabilir.

Bütün bu deneyimler aynı tanı başlığı altında buluşsa bile kişinin yaşadığı sorun birbirinden oldukça farklı olabilir.

Bu yüzden benim için en anlamlı soru “Panik atak psikiyatrik hastalık mıdır?” sorusunun biraz ötesinde:

Panik atağın psikiyatrik bir durum olarak kabul edilmesi, kişinin yaşadığı fiziksel belirtileri ve toplumsal deneyimleri anlamamıza nasıl yardımcı oluyor?

Sizce panik atak sırasında insanlar öncelikle “Bedenimde ne oluyor?” sorusuna mı, yoksa “Bunun hayatımı nasıl değiştireceği” sorusuna mı odaklanıyor?

Bir erkeğin panik atağı yalnızca fiziksel belirtiler üzerinden değerlendirmesi gerçekten daha objektif bir yaklaşım mı, yoksa korkunun başka bir biçimde ifade edilmesi mi?

Kadınların sosyal ve duygusal etkilerden daha fazla söz etmesi, gerçekten deneyimin farklılığını mı gösteriyor, yoksa toplumun kadınlardan duygularını ifade etmelerini daha fazla beklemesiyle mi bağlantılı?

Ve belki de en önemlisi: Bir panik atağın “psikiyatrik” olarak değerlendirilmesi sizce fiziksel belirtilerin ciddiye alınmasını kolaylaştırıyor mu, yoksa bazı durumlarda kişinin gerçek bir fiziksel hastalık ihtimalinin gözden kaçırılması riskini mi beraberinde getiriyor?

Bu soruların tek bir cevabı olmayabilir. Eldeki veriler panik bozukluğun gerçek ve tedavi edilebilir bir anksiyete bozukluğu olduğunu gösteriyor; ancak tek bir kişinin yaşadığı panik deneyimini yalnızca cinsiyeti üzerinden açıklamak mümkün değil. Dünya Sağlık Örgütü+1

Özellikle ilk kez ortaya çıkan göğüs ağrısı, nefes darlığı, bayılma gibi belirtilerin otomatik olarak “panik atak” kabul edilmemesi de önemli. Panik belirtileri başka fiziksel durumlarla örtüşebildiğinden profesyonel değerlendirme gerekebilir. NIMH de panik bozukluğu değerlendirilirken fiziksel nedenlerin araştırılabileceğini belirtiyor. Zihinsel Sağlık Enstitüsü

Kaynaklar ve Güvenilir Bilgi İçin Başvurulabilecek Kurumlar

1. National Institute of Mental Health (NIMH) - Panik bozukluğun belirtileri, tanı ölçütleri, risk faktörleri ve tedavi seçenekleri. Zihinsel Sağlık Enstitüsü+1

2. World Health Organization (WHO) - Anksiyete bozukluklarının küresel yaygınlığı, toplumsal etkileri ve kanıta dayalı tedavi yaklaşımları. Dünya Sağlık Örgütü+1

3. WHO Mental Health Gap Action Programme (mhGAP) - Panik bozuklukta bilişsel davranışçı terapi ve ilaç tedavilerine ilişkin kanıta dayalı öneriler. Dünya Sağlık Örgütü+1
 
Üst