E330 helal midir ?

Tolga

Yeni Üye
Akşam ailece otururken E330 meselesini yeniden konuştuk. İlk başta ben konuyu birkaç maddelik bir kontrol listesine dönüştürmüştüm: Katkı maddesinin adını öğren, kaynağını araştır, helal durumunu kontrol et ve alışverişe devam et.

Bu yaklaşımın pratik bir yararı vardı. Belirsizliği azaltıyor, araştırmayı belirli adımlara ayırıyor ve gereksiz zaman kaybını önlüyordu. Fakat Elif, meselenin yalnızca bilgi toplamakla bitmediğini düşündü.

“Diyelim ki bir ürünün içeriğini öğrendik,” dedi. “Peki, bunu ailesine anlatamayan, etiketi okuyamayan veya internetten araştırma yapamayan insanlar ne olacak? Birbirimizi korkutmadan, öğrendiklerimizi nasıl paylaşacağız?”

Ben ürünün teknik özelliklerine odaklanırken Elif, bilginin aile içinde ve toplumda nasıl karşılanacağını düşünüyordu. Ben bir sonuca ulaşmak istiyordum; o ise bu sonuca ulaşırken insanların duygularını, güvenini ve birbirleriyle kurdukları ilişkileri de hesaba katıyordu.

Bunun kadınların her zaman duygusal, erkeklerin de daima mantıklı olduğu anlamına gelmediğini özellikle belirtmek isterim. Hayatın içinde bunun tam tersini gösteren sayısız örnek var. Benim çevremde ayrıntılı araştırmalar yapan, planlı hareket eden birçok kadın olduğu gibi insanların endişelerini anlamakta son derece başarılı erkekler de bulunuyor.

Burada asıl mesele cinsiyetler arasında kesin sınırlar çizmek değil, farklı düşünme biçimlerinin birbirini nasıl tamamlayabildiğini görmekti.

Nitekim ertesi gün araştırmamızı birlikte düzenledik. Ben güvenilir kaynakları karşılaştırıp E330'un ne olduğunu ve hangi amaçlarla kullanıldığını açıklayan kısa bir not hazırladım. Elif ise bu bilgiyi aile grubunda paylaşırken korkutucu ifadeler kullanmamaya, insanların sorularını küçümsememeye dikkat etti.

Sonuçta hazırladığımız açıklama, yalnızca bir katkı maddesinin adını vermekten çok daha yararlı oldu. İnsanlara hangi bilgilerin kesin olduğunu, hangi konularda ürünün tamamının incelenmesi gerektiğini ve tereddüt yaşandığında nereye başvurabileceklerini anlattık.

Bu deneyim bana çözüm üretmekle insanları anlamanın birbirine rakip olmadığını gösterdi. İyi bir karar, hem sağlam bilgiye hem de bu bilginin insanlara doğru biçimde aktarılmasına ihtiyaç duyabiliyor.

Peki, siz bir konuda şüpheye düştüğünüzde önce kesin bir cevap bulmaya mı çalışırsınız, yoksa çevrenizdeki insanların görüşlerini dinleyerek mi ilerlersiniz? Belki de en iyi sonuç, bu iki yaklaşımın birlikte kullanılmasıyla ortaya çıkıyordur.

6. Diyanet'in Yaklaşımı ve E Kodları Hakkındaki Yanlış Anlamalar

Araştırmamızın daha sağlam bir temele oturması için Türkiye'de dinî konularda başvurulan kurumsal kaynaklardan biri olan Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulunun açıklamasına da baktım.

Kurulun 15 Eylül 2020 tarihli, “İçeriğinde E kodlu katkı maddesi bulunan gıdaların tüketilmesi caiz midir?” başlıklı fetvasında önemli bir ayrım yapılıyor: Bir katkı maddesine E kodu verilmesi, onun Avrupa Birliği ülkelerinde gıda katkısı olarak kullanımına izin verildiğini gösteriyor; fakat kod, maddenin kaynağını veya dinî açıdan hükmünü tek başına açıklamıyor. Bu nedenle bir gıdanın helal ya da haram oluşunu yalnızca E koduna bakarak belirlemek doğru bulunmuyor.

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu – E kodlu katkı maddeleri hakkında fetva.

Bu açıklamayı okuduğumda, başından beri sorduğumuz sorunun neden önemli olduğunu daha iyi anladım. E330'un genel olarak helal kabul edilmesiyle, E kodlarının tamamının aynı hükme sahip olduğunu düşünmek birbirinden farklı konular.

Örneğin sitrik asit ile bazı yağ asitlerinin gliserinle oluşturduğu bileşikler aynı madde değildir. E330 sitrik asittir; E472c ise sitrik asidin mono ve digliseritlerle oluşturduğu esterleri ifade eder. İkinci tür bileşiklerde kullanılan yağın kaynağı gibi ayrıntılar ayrıca önem kazanabilir.

Dolayısıyla bir ürünün üzerinde E330 görmekle başka bir katkı maddesini görmek arasında değerlendirme açısından fark bulunabilir. Her kodu aynı kefeye koymak, hem gereksiz korkuya hem de gerçekten araştırılması gereken ayrıntıların gözden kaçmasına neden olabilir.

Öte yandan, bir maddenin gıda mevzuatı kapsamında kullanımına izin verilmiş olması, o maddenin bütün dinî soruları cevapladığı anlamına da gelmez. Gıda güvenliği, üretim izni ve helal uygunluğu birbiriyle ilişkili olmakla birlikte farklı değerlendirme alanlarıdır.

Bu noktada güvenilir kaynaklardan yararlanmak büyük önem taşıyor. Diyanet'in açıklaması, gıda katkı maddeleri hakkındaki dinî değerlendirmeyi anlamak için yararlı bir başlangıç sunuyor. Bir ürünün belirli bir helal standardına uygunluğunu öğrenmek isteyenlerse ilgili belgelendirme kuruluşunun kayıtlarını ve ürünün üretici bilgilerini ayrıca inceleyebilir.

7. Markette Uygulanabilecek Pratik Bir Yol Haritası

Bir sonraki alışverişimizde artık E330 gördüğümde eskisi gibi uzun süre düşünmüyorum. Bunun nedeni sorularımı önemsiz bulmam değil; hangi sorunun hangi bilgiyle cevaplanabileceğini öğrenmiş olmam.

Benzer bir durumla karşılaşanlar için şu adımlar yararlı olabilir:

Birinci adım: Katkı maddesinin adını öğrenin.

E330'un sitrik asit olduğunu bilin. Maddenin ne işe yaradığını anlamak, söylentilerle gerçek bilgileri birbirinden ayırmanın ilk aşamasıdır.

İkinci adım: Kod ile ürünün tamamını birbirine karıştırmayın.

E330'un genel olarak helal kabul edilmesi, onu içeren her ürünün otomatik olarak helal sertifikasına sahip olduğu anlamına gelmez. Diğer bileşenler ve üretim koşulları da önem taşıyabilir.

Üçüncü adım: Güvenilir kaynaklara başvurun.

Sosyal medya paylaşımları veya kaynağı belli olmayan katkı maddesi listeleri yerine Diyanet gibi kurumsal kaynakları, ilgili helal belgelendirme kuruluşlarını ve üreticinin açıklamalarını değerlendirin.

Dördüncü adım: Gerekirse üreticiye sorun.

Bir ürünün aroma vericisi, taşıyıcı maddesi veya başka bir bileşeni hakkında somut bir şüpheniz varsa üreticiden bilgi isteyebilirsiniz. Ürünün helal sertifikası bulunuyorsa sertifikanın hangi ürün ve üretim kapsamını içerdiğini de kontrol edebilirsiniz.

Beşinci adım: Bilmediğiniz bir konuda aceleyle hüküm vermeyin.

Bir katkı maddesinin isminin yabancı olması veya laboratuvarda üretilmesi, tek başına haram olduğu sonucunu doğurmaz. Aynı şekilde, her ürünün yalnızca etiketteki tek bir maddeye bakılarak güvenilir biçimde değerlendirilebileceğini de düşünmemek gerekir.

Bu adımlar yalnızca E330 için değil, diğer katkı maddelerini anlamaya çalışırken de kullanılabilir.

8. Sonuç: E330 İçin Endişelenmeli miyiz?

Bu küçük alışverişle başlayan hikâyemiz, bana önemli bir ders verdi. E330, sitrik asittir ve genel olarak helal kabul edilen katkı maddeleri arasında yer alır. Sitrik asidin yaygın ticari üretimi fermantasyona dayanır; bu durum tek başına haramlık sebebi değildir.

Ancak bir gıdanın bütününün helal olup olmadığını değerlendirirken yalnızca E330 koduna bakmak yeterli olmaz. Ürünün diğer bileşenleri, varsa belgelendirmesi ve gerektiğinde üretim sürecine ilişkin bilgiler de göz önünde bulundurulmalıdır.

Dinî hassasiyetlerimizi korurken bilimsel bilgiyi dışlamamak, bilmediğimiz bir maddeyi hemen tehlikeli ilan etmemek ve gerektiğinde uzman görüşüne başvurmak önemlidir. Bilinçli tüketici olmak, her etikette yeni bir korku bulmak değil, doğru soruları sorabilmektir.

Benim için E330 meselesinin asıl kazanımı da buydu. Artık markette bir ürünün arkasını çevirdiğimde yalnızca yabancı kodlar görmüyorum. O kodların ne anlama geldiğini araştırabileceğimi, gerektiğinde kaynağa ulaşabileceğimi ve öğrendiğim bilgiyi başkalarıyla paylaşabileceğimi biliyorum.

Şimdi sözü sizlere bırakmak istiyorum: Daha önce E330 nedeniyle bir ürünü satın almaktan vazgeçtiniz mi? Helal gıda konusunda en çok hangi katkı maddeleri kafanızı karıştırıyor? Sizce üreticiler ürünlerin kaynaklarını daha açık biçimde açıklamalı mı?

Deneyimlerinizi ve güvenilir kaynaklardan öğrendiğiniz bilgileri paylaşmanız, aynı soruların cevabını arayan başka insanlara da yardımcı olabilir.

Başvurulabilecek kaynaklar:

- Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu – E kodlu katkı maddeleri hakkında fetva

- European Food Safety Authority (EFSA) – Gıda katkı maddeleri ve sitrik asit hakkında bilgiler

- Avrupa Birliği – Gıda katkı maddelerine ilişkin mevzuat, Regulation (EC) No 1333/2008

Not: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Belirli bir ürün hakkında kesin helal uygunluğu değerlendirmesi yapmak için ürünün tamamının ve gerekli durumlarda üretim bilgilerinin incelenmesi gerekir.
 
Üst