Dövmesi olan cennete girebilir mi ?

siyasetci

Global Mod
Global Mod
Dövmesi Olan Cennete Girebilir mi? Din, Toplumsal Normlar ve Beden Üzerinden Bir Tartışma

Dövmesi Olan Cennete Girebilir mi? Asıl Soru Belki de Dövmeden Daha Büyük

İnsanların bedenleri hakkında konuşurken ne kadar kolay hüküm verdiğimizi fark ettiğimde bu konu bana her zamankinden daha çarpıcı geliyor. Bir insanın kolunda, boynunda ya da elinde bir dövme gördüğümüzde bazen onun karakteri, ailesi, ahlakı, hatta dini hakkında bile birkaç saniye içinde varsayım yapabiliyoruz. Oysa aynı dövmenin arkasında bambaşka hikâyeler olabilir: Bir yakının hatırası, gençlikte verilmiş bir karar, kültürel bir aidiyet, travmanın ardından yeniden sahiplenilen bir beden, yalnızca estetik bir tercih veya kişinin kendisini ifade etme biçimi.

Tam da bu nedenle “Dövmesi olan cennete girebilir mi?” sorusunu yalnızca “dövme haram mı, değil mi?” şeklinde ele almak bana eksik geliyor. İslamî hüküm ayrı bir mesele; insanları dövmeleri üzerinden sınıflandırmak, dışlamak ve ahlaki değerlerini ölçmeye çalışmak ise başka bir mesele. Üstelik bu ikinci mesele toplumsal cinsiyet, sınıf, ırk, kültür ve çalışma hayatındaki güç ilişkileriyle doğrudan bağlantılı.

İslam Açısından Dövme Konusunda Temel Mesele Nedir?

İslam geleneğinde kalıcı dövme konusunda önemli ve güçlü bir hadis literatürü bulunmaktadır. Sahih Buhari ve Sahih Müslim'de dövme yapan ve yaptıranlarla ilgili olumsuz bir hüküm içeren rivayetler yer alır. Bu nedenle klasik İslam hukukunda, tıbbi bir zorunluluk bulunmadığı durumlarda kalıcı dövme yaptırılması genel olarak caiz görülmemiştir.

Diyanet İşleri Başkanlığı da güncel fetvalarında dövme yaptırmanın dinen yasak olduğunu belirtmektedir. Bununla birlikte burada çok önemli bir ayrım yapmaktadır: Daha önce yapılmış ve deride suyun ulaşmasını engelleyen bir tabaka oluşturmayan kalıcı dövmenin abdest ve gusle engel olmadığını, dolayısıyla kişinin ibadetlerinin sırf dövmesi bulunduğu için geçersiz sayılmayacağını ifade etmektedir.

Bu ayrım oldukça önemlidir. Çünkü “Dövme yaptırmak dinen yasaktır” cümlesi ile “Dövmesi olan insan cennete giremez” cümlesi aynı anlama gelmez.

Bir fiilin günah veya yasak kabul edilmesi, o fiili işlemiş kişinin ebedî akıbeti hakkında insanların kesin hüküm verme yetkisine sahip olduğu anlamına gelmez. İslam'da tövbe, Allah'ın rahmeti ve kişinin bütün amellerinin değerlendirilmesi gibi çok daha geniş teolojik meseleler vardır. Nitekim dövme konusunda açıklama yapan İslamWeb de dövmesi bulunan kişinin Müslümanlığının ortadan kalkmadığını ve samimi tövbenin önemini belirtmektedir.

Dolayısıyla soruya yalnızca “Dövmesi varsa cennete giremez” şeklinde cevap vermek, hem dinî kaynakların kapsamını aşar hem de Allah'ın hükmü hakkında insanın kendisini nihai karar makamına koyması anlamına gelir.

Dövme Neden Sadece Dinî Bir Konu Değildir?

Dövme aynı zamanda toplumsal bir semboldür. İnsanların bedenlerini nasıl kullanabileceklerine ilişkin beklentiler toplumdan topluma ve dönemden döneme değişir.

Bir dönem dövme mahkûmlarla, denizcilerle, askerlerle veya belirli alt kültürlerle ilişkilendirilebilirken günümüzde üniversite öğrencilerinden doktorlara, öğretmenlerden yöneticilere kadar toplumun çok farklı kesimlerinde görülmektedir. Araştırmalar da dövmenin giderek yaygınlaşmasına rağmen dövmeli bireylere yönelik damgalamanın tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor. Broussard ve Harton'un çalışmasında dövmeli kişiler, dövmesiz aynı kişilere kıyasla bazı olumlu özelliklerde daha güçlü ve bağımsız görülürken başka karakter özelliklerinde daha olumsuz değerlendirilmiştir. Özellikle kadınlara yönelik değerlendirmelerde dövmenin stereotipleri belirginleştirdiği görülmüştür.

Burada önemli olan şu: Dövmenin kendisi kişinin karakterini değiştirmiyor; fakat insanların kişi hakkındaki algısını değiştirebiliyor.

Bu fark, toplumsal normların gücünü göstermesi açısından önemli.

Kadınların Bedenleri Neden Daha Fazla Denetleniyor?

Dövme konusu toplumsal cinsiyet açısından ele alındığında kadınların bedenleri üzerindeki sosyal denetimin ne kadar güçlü olduğu ortaya çıkıyor.

Bir kadının dövmesi olduğunda insanlar bazen dövmenin kendisinden çok “kadınlık” normları üzerinden değerlendirme yapabiliyor. Kadından aynı anda güzel, zarif, ölçülü, “uygun” ve toplumsal beklentilere uygun görünmesi beklenebiliyor. Dövme ise bazı çevrelerde bu normlardan sapma olarak algılanabiliyor.

Üstelik kadın dövme yaptırdığında bunun ahlaki veya cinsel karakteri hakkında yorum yapılması erkeklere kıyasla daha kolay normalleştirilebiliyor. Kariyer sahibi kadınlarla ilgili erken dönem araştırmalarında da dövmeli kadınların stereotiplere maruz kalabildiği ve bedenlerindeki işaretlerin kişilikleri hakkında yanlış yorumlanabildiği ortaya konmuştur.

Burada kadınların yaşadığı deneyimleri küçümsememek gerekiyor. Örneğin bir kadın ailesinden “Dövme yaptırırsan insanlar senin hakkında kötü düşünür” sözünü duyabilir. Başka bir kadın ise aynı dövmeyi özgürleşmenin veya kendi bedenine sahip çıkmanın sembolü olarak görebilir.

İki deneyim de gerçektir.

Bu nedenle “Kadınlar dövmeyi özgürlük olarak görüyor” veya “Kadınlar dövmeden dolayı daha fazla baskı görüyor” şeklindeki tek yönlü genellemeler yerine, farklı sosyal çevrelerin kadınların bedenleri üzerindeki beklentilerini incelemek daha anlamlıdır.

Erkekler Açısından Mesele Gerçekten Daha Farklı mı?

Erkekler için dövme çoğu toplumda tarihsel olarak daha fazla “sertlik”, “güç”, “erkeklik” veya “asi kimlik” ile ilişkilendirilebilmiştir. Fakat bu durum erkeklerin hiçbir sosyal baskı yaşamadığı anlamına gelmez.

Bir erkek örneğin ailesinin muhafazakâr olması nedeniyle dövmesini saklamak zorunda hissedebilir. Başka bir erkek çalıştığı sektörde görünür dövmenin profesyonellik açısından sorun oluşturacağından endişe edebilir. Bir başka erkek ise dövmesini kimliğinin önemli bir parçası olarak görebilir.

Burada çözüm odaklı yaklaşımın önemli olduğunu düşünüyorum: İnsanların birbirlerinin bedenlerine ilişkin sınırlarına saygı göstermesi, işyerlerinde ölçülebilir ve işle ilgili kriterlerin kullanılması ve dinî konularda kesin hüküm vermeden önce güvenilir kaynaklara başvurulması.

Bunlar erkekler için de kadınlar için de geçerlidir.

Sınıf Meselesi: Aynı Dövme Neden Farklı İnsanlarda Farklı Okunabiliyor?

Dövmenin toplumsal sınıfla ilişkisi özellikle dikkat çekici.

Bir kişinin kolundaki dövme bazı sosyal çevrelerde “sanatsal ifade” olarak değerlendirilirken başka bir çevrede “disiplinsizlik” veya “sorunlu geçmiş” işareti olarak okunabiliyor. Dövmenin anlamını yalnızca sembol belirlemiyor; dövmeyi taşıyan kişinin kıyafeti, mesleği, eğitim düzeyi, ekonomik konumu ve içinde bulunduğu sosyal çevre de insanların algısını etkileyebiliyor.

İş dünyasındaki araştırmalar bu konuda çelişkili sonuçlar bulunduğunu gösteriyor. Timming'in hizmet sektöründeki işe alım süreçlerini inceleyen çalışmasında, görünür dövmelerin işe alım kararlarında olumsuz algılanabildiği; ancak dövmenin yeri, sektör, müşteriyle temas düzeyi ve dövmenin içeriğinin bu algıyı değiştirdiği görülmüştür.
 
Üst